1. Haberler
  2. Kültür Sanat
  3. Türk Ocağında konu Hazaralar oldu

Türk Ocağında konu Hazaralar oldu

featured
service
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Gönüllüler kuruluşu olarak 190 tıbbiye öğrencisinin 1911 de yaptıkları bir toplantı ile başlayan ve 1922 de Mustafa Kemal paşanın destekleri ile güçlenerek büyüyen, siyasi kesintiler olsa da günümüze kadar varlığını sürdüren Türk Ocağının faaliyetleri günümüzde de sürdürülmektedir.

Kültür sanat ve bilimsel faaliyetlerini sürdüren Türk Ocağı Antalya şubesi, genel merkez politikaları çerçevesindee Türk kültür ve tarihine katkılarda bulunmaya devam etmektedir. Hafta sonu yapılan toplantıda konuşmacı olarak davet edilen Akdeniz Üniversitesi tıbbi genetik bölümü öğretim üyesi, Hazara Türkü Prof. Asef Moballegh, Afganistan’da yaşayan Özbek, Türkmen, Tacik, Peştun ve Hazaralıları konu alan bir sunum yaptı.

Başkan Abdullah Uysal’ın Ocak faaliyetlerine dönük hoşgeldin konuşması sonrası kürsüye davet ettiği prof. Asef Mogallegh, “Uzun zamandır sesimizi duyurmak için çabalıyoruz. Buradaki toplantı, benim için ve Hazaralılar için çok anlamlı” diyerek başlattığı sunumunda, “Belki birçoğunuz adını duymadığınız Orta Asya halklarından Türk Hazaraları anlatma fırsatı bulduğum için heyecanlıyım” dedi. Afganistan’da Peştunca konuşan Peştunların olduğunu, Farsça konuşan Tacikleri, Özbek Türkçesi konuşan Özbekleri, Türkmenleri ve Hazara Türklerini etnik guruplar olarak tanıttı. Türkmenlerin, Özbeklerin ve Hazaraların daha çok Afganistan’ın kuzey kısmında yaşadıklarını belirten Prof. Moballegh, Peştunların ise güney bölgelerinde yer aldığını söyledi. 250 yıldır iktidarı Peştunların elinde tuttuğunu ileri sürerek, Peştunlar öncesi, Gazneliler, Kuşhanlar gibi Samanoğulları gibi kurulmuş Türk devletlerinin Afganistan’ı yönettiğini ileri sürerek, “Bu konuda Peştunlar tarafından bir düşmanlık var. Türk kalıntılarını silmek için, Türk kültür ve dilini yok etmek için sistemli bir şekilde politikalar sürdürülmektedir” dedi.

Hazaraların genetik yapıları Orta Asya Türklüğü

Hazaraların çoğunlukla Afganistan’ın önemli bölgelerinde dağınık bir şekilde yer aldığını, bir kısmının Pakistan’da ve İran’ın Horosan bölgesinde yaşadıklarını anlattı. Pakistan’ın kuruluşunda da Hazaraların yer aldığını öne sürdü. Hazaralar ile ilgili olarak farklı görüşler olduğunu, bazı tarihçilerin Cengiz han dönemlerinde, Moğollar ile kaynaşan İskitler olduğunu, bazı tarihçilere göre ise, tamamen Türk Kuşhanlar olduklarının öne sürüldüğünü söyledi. Bu tezini savunurken, “Hazaraların bulunduğu bölge, tarihte Budist Kuşhan Türk devletinin kurulduğu bölge” dedi. “Hazaraların genetik yapılarına baktığımızda, Orta Asya Türklerinden harhangi bir farklılığı yoktur” dedi. Kendi branşı olan genetik konusunda misaller vererek, “2008 yılından itibaren genetik ve DNA metodu ile yapılan araştırmalarımızda, Hazaraların Türkmenlerden, Kazak ve Kırgızlardan farkı olmadığı görülüyor” dedi.

Hazaralar neler yaşadılar

Tarihe bakıldığında, Hazaraların beylikleri olduğunu ileri sürerek, 1880 yılında İngilizler tarafından desteklenen Abdurrahman adlı bir Afgan padişahının başa getirilmesi ile ve Peştunların güçlendirilerek iktidar olmalarının sağlandığını anlattı. İngilizlerin Afganistan’ın kuzey bölgelerindeki Orta Asya bağlantılı Türk nüfusun sürgün edilmesi politikalarını başlattığını belirten Prof. Asef Mogallegh, İngilizlerin sürgün ve asimilasyon politikalarını, kendilerine tabi olan Peştunlar ile yürüttüklerini ve Hazaralar başta olmak üzere Türk nüfusun soykırıma uğratıldıklarını belgeleriyle anlattı. “Baskılar sonucu topraklarımızı kaybettik, 1886 dan 1893 e kadar savaştık ama savaşı kaybettik. Sonrasında soykırım başladı. Nüfusumuzun % 60 ını kaybettik. Köle olarak Hindistana göç ettirildik. Kadınlar üst düzey yöneticilere verildi” dedi. Bu uygulamaların 1921 e kadar devam ettiğini anlattı. 1921 de iktidar olan Amarullah Şah’ın nispeten baskıları ve köle düzenini kaldırdığını, fakat Hazaraların devlet kurumlarında, Askerlikte görev almalarını yasal olarak önlediğini belirtti ve aynı dönemde Türkçe ve Farsça’nın yasaklanıp ülkede herkesin Peştunca konuşmasının mecbur kılındığı söyledi. “1929 da Peştun Nadir şah yönetime geldi ve tüm zulüm ve baskılar devam etti “ dedi. “1979 da devrim başladı” diyen Prof. Moballegh, Hazaraların, Özbeklerin, Türkmen ve Taciklerin siyasi partiler kurarak mücadele ettiklerini 220 yıl sonra iktidar elde etmelerine rağman güç birliği oluşamadığını, güç çatışmalarında Kabil yakınlarında yerleşmiş Afşar Türklerine de kıyımlar yapıldığını anlatarak, “1997 yılından sonra Taliban ortaya çıktı. Peştumlar da Talibanla beraber oldu ve yine gıda ambargoları başlatıp soykırım ve katliamlar başladı” dedi. “2021 de Taliban devrildi ve Hazaralar eğitime önem vererek üniversiteler kurdular ama saldırılar oldu. Okullara bombalamalar yapıldı, kitaplar imha edildi“ dedi. Amerikanın desteği ile Türk bölgelerindeki kıymetli arazilere Peştunları yerleştirme projelerinin sürdürüldüğünü anlatarak “Amerikanın yönetimi devrettiği Peştun ve Taliban kökleşir ve kalıcı olursa, başka etnik guruplardan birşey kalmaz” dedi ve konuşmasını sonlandırdı.

Türkiye’ye gelen Afgan Göçmenler ile ilgili sorulara “İran’da yaşayan 5 milyon Peştun var bir kısmının Türkiye’ye geldiğini düşünüyorum ama diğer etnik gurupların da Afganistan’dan geldiklerini biliyorum” dedi.

ÖZEL HABER; Cengiz Savaşeri

0
mutlu
Mutlu
0
_zg_n
Üzgün
0
sinirli
Sinirli
0
_a_rm_
Şaşırmış
0
vir_sl_
Virüslü
Türk Ocağında konu Hazaralar oldu

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Akdenizde Spor ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!