ASAM’da deprem bölgesi anlatıldı

featured
service
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

ASAM’da deprem bölgesi anlatıldı

Antalya’nın önemli fikir derneklerinden ASAM, bu hafta deprem bölgesinde şahit oldukları konuları slayt gösterileri ile katılımcılara anlattı.

Antalya’nın önemli fikir derneklerinden ASAM yıllardır yaptığı toplantılarının bu haftaki konusu
deprem bölgesindeki izlenimler oldu.

ASSİM salonunda bu hafta yapılan toplantıda, Çevre Şehircilik ve İklim Bakanlığı bölge müdürlüğünün hasar tespit görevlisi olarak bölgeye giden Bayram Yılmaz, öncelikle Kahramanmaraş il merkezi ve civar köylerindeki incelemelerine değinerek, görev yerlerine girmekte güçlük çektiklerini, köy yollarının yarıldığını anlattı. “ Köy yerleşimleri dağınık ve mahvolmuş durumdaydı. elektrik de yoktu” dedi, Ulaştıkları bir köyde rastladıkları besihanede ulaşım zorluğu nedeniyle 30 ton sütün döküldüğünü anlatan Yılmaz, “ çektiğimi fotoğrafları ve yazdığımız raporları tabletlere yükledik ve uydu ulaşımına eriştiğimiz bir yerden kurumumuza yollamaya çalıştık” dedi.

Deprem bölgesi izlenimlerini anlatmak üzere söz alan ASAM başkanı Ahmet Çiçek, yolculuğu boyunca yaşanan felaketi slayt gösterileri ile anlattı. Gavur dağı ve Amanos dağı silsilesinin Adana, Osmaniye ve çevresindeki hasarı önlemiş olabileceğini dile getiren başkan Çiçek, “Adana, Kadirli, Kozan bölgelerinde zeminin nispeten sağlam olması daha büyük zayiatları önlemiş gibi görünüyor” dedi. İzlenimlerinde “zemin sağlam ise ve bina da sağlam yapılmış ise ayakta kalabilmiş” diyerek, fay hattına yakın olan ve zemin zayıflığı olan yerlerde bina yıkımlarının çok fazla olduğunu anlattı. Hatay merkezinde yıkımın etkilerinin çok fazla olduğunu, çektiği fotoğraflarla gösteren Ahmet Çiçek, Hatay’ın tarihi kayıtlarında yüzlerce deprem olduğunu, Hatay içinde yıkılan binaların yanı sıra oturulması imkansız binaları gördüklerini, hemen hemen ilin mahvolduğunu anlatarak “ Hatay tamamen ölü şehir haline gelmişti, tek katlı binalar dahi ve petrol istasyonlarının da yıkıldığını gözlemledik” dedi. Güvenliğin sağlanmasının çok güç olduğuna değinerek, bina enkazlarından sokaklara girilemediğini, yağmaların önlenmesinin güçlüğünü izah ederek, vatandaşların yıkılmaya yüz tutmuş binalarının yakınlarında çadır kurup nöbet tuttuklarını anlattı. Aynı şekilde görevlilerin ve emniyet mensuplarının da çadırlarda banyo dahi yapamadan kaldıklarını anlattı.

Elektrik verilmesinin çok zor olduğunu ve çadırlarda yaşamın eziyetlerinden bahseden Ahmet Çiçek, birçok araçların yıkıntı altında kalmadığı halde sahipsiz olarak kalmış olduğuna şahit olduğunu söyledi. En mükemmel hizmetin ASELSAN tarafından verildiğini belirterek, “kurulan çadırların ve her ihtiyacı karşılayacak şekilde hazırlanmış örnek bir alan gördüm” dedi. İskenderun tarafında yamaçlarda kurulmuş binaların fazla hasar görmemiş olduğunu, yamaçlarda olduğu için zeminin sağlamlığı yönünden kendilerini koruduğunu ileri sürdü.

Son olarak kepçe operatörlerinin bazı ziynet eşyalarını bulup görevli polislere teslim ettiklerinden bahsetti ve “ yıkılan binalarda hangi iş yerlerinin bulunduğunun veya ikamet edenlerin tespitinin yapılmadığını sanıyorum. Enkazdan çıkan kıymetli eşyaların kime ait olduğunu tespit etmek dahi zordu” dedi.

0
mutlu
Mutlu
0
_zg_n
Üzgün
0
sinirli
Sinirli
0
_a_rm_
Şaşırmış
0
vir_sl_
Virüslü
ASAM’da deprem bölgesi anlatıldı

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Akdenizde Spor ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!